Koparılan Çiçeğin Ardından

“Bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim, aynalardan evvel”

Böyle diyordu bir şiirinde şair. Bir müddet bunun ne güzel bir uğraş, ne güzel bir gayret olduğunu söyledim kendi kendime. Gördüğüm güzelin –burada sadece bir insandan bahsetmiyoruz- yanına gidip ona güzel olduğunu söylemek istedim. Fakat bir müddet sonra bir şey fark ettim. Sonradan dünyaya gelmiş olan her şey gibi güzellik de faniydi. Bir zaman sonra yani güzellik solup gittikten sonra onun yanına gidip “sen bir vakitler güzeldin, unutma, hatırla” diyemezdim. Burada bambaşka bir sır olmalı diye düşünmeye başladım.

Karşıma iki yol çıktı. Bunlardan biri bana şunu söylüyordu; “güzel olan bakidir, güzelliğini baki olandan aldığı için.” Diğer yol ise şöyle demekteydi, “güzellik nesnel değildi, güzellik ruhun sana getirdiği bir armağandı.”

Güzelin bir sureti yoktu, güzelin olsa olsa bir ruhu olmalıydı. Seyrettiğinde sureti değil, ruhu seyretmeliydin. Sureti seyrettiğinde bir müddet sonra ayakların yorulmaya başlayacaktı, bir müddet sonra kıskanmaya başlayacaktın. Güzelin senin olduğunu iddia edip etrafta aklını yitirmiş bir halde gezmeye başlayacaktın. Hâlbuki o, oradayken güzeldi. Senin kafesinde değil.

Yolda yürürken gördüğün bir güzel çiçeği koparıp evdeki vazoya koymaya benziyordu bu. Koparıyordun ve sonra o çiçek solmaya başladıkça, başka çiçekler aramaya çıkıyordun sokağa. İyi ama çiçek toprakta kaldığında da bir mevsim sonra sararıp solacaktı. “Her ölüm erken ölümdür” diyen şairi hatırladım tam şu anda. Her ölüm erken ölümdür ama her ölüm bir cinayet değildir.

Güneşin doğuşu da güzeldir, batışı da güzeldir. Batan güneş elbette yeniden doğacaktır, eğer perdelerini açarsan. Toprakta solan çiçek bir mevsim sonra yeniden açacaktır, eğer onu toprağından koparmazsan. Bu dünyada birbirine kavuşmuş olanlar, bu dünyada ayrılsa da öte dünyada yeniden kavuşacaktır, eğer kalplerine şüphe sokmazlarsa.

Velhasıl kelam, hala güzelin ne olduğunu arıyorum. Bulamadım. Ama bir hikâye doğdu bütün bu sorulardan. O hikâye bir türküye sarıldı, ortaya böyle güzel bir video çıktı.

Kurusa Fidanın türküsünün hikayesini dinlemek isterseniz diye buraya bırakıyorum.

Videoyu beğenirseniz, beğen butonuna basmayı ve arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin:)

İyi seyirler

Hüsameddin BAYRAKLI
Ocak, 2021

(Visited 65 times, 1 visits today)

Gitmeden Bir Şeyler Yazmak İster Misin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir